kuaför etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kuaför etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Ekim 2011 Cuma

kuafördeyiz ;)

Fotoğraf çekmecesinde yerimi aldım. artık fotoğraflarla anlatıma geçebilirim :)

dipnot düşmek istiyorum, Aylin'in yayınladığı, rötuşladığı fotolardan seçmemeye çalıştım, bunlar bana cd'de verdiği ham fotolarımdan, şimdilik :)

sabahleyin kuaförüme bıraktılar beni, yalnızdım, sadece 5 dakika için, sonra Aylin geldi ve taktı kamerasına kartını başladı çekmeye.

Kuaförüm için not düşmek isterim, çok nazik ve kibar insanlardı. saçımı yapan kişi, bir gün önce saçıma 10-15 tane topuz, yarım toplu, düz, dalgalı, kıvırcık modeller denedi, kafamdakini az çok bilse de "içinde kalmasın, gör" dedi. herkese lazım böyle kuaför valla.

kuaförüm Alsancak'ta, Fenerium'un olduğu, köşede Sevinç pastanesi olan bulvardaydı (Allahım, sokağın adını unuttum, bir de tarif için Fenerium'u kullandım, cık cık cık :))


gelen giden arkadaşlarım oldu yanıma, nasıl güzel bir duygu, hepsi İstanbullu- aa pardon Umutcum artık Ankaralı- ama hepsi bir Cumartesi sabahında İzmir'de benimle. liseden beri canım olmuş Nadirem, aynı apartmanda acı tatlı tüm gençlik anılarıma imzasını atmış Serpilim, üniversitenin başından beri kahrımı çeken Burcu ve Yaseminim, hatta üniversitenin üstüne bir de iş hayatında beni çekmiş olan Baharım... iş hayatının başından beri yanımda olan, belli yaştan sonra arkadaş bulunmazmış yahu diyenlere kapak olarak takmak istediğim Umutum ve Şehribanım... hepsi ordaydı. Biri başka ülkede, diğeri ise lise arkadaşının düğününde olmak zorunda olan Nilcimi ve Selinimi de andım, eminim imkanlar elverse koşa koşa orda olurlardı. bazıları başka kuaförlere dağıldı, bazıları gitti Kordon'da bira içti, ikisi gelinliğimi giydirip koşa koşa geri döndü hazırlanmak için. onların yanımda olduklarını bilmek çok güzeldi.

not düşelim: bu arada ailem ve akrabalarımız yolda ve gelmek üzereler, düğüne yakın bir yerde hazırlanacaklar.


Aylin fotoğraf makinesinin tuşuna bastığı her an ben heyecanlandım :)




 

 
 

babetlerimi hatırladınız mı?





anlatmıştım, Emre bey trafikte kaldı, biz Swiss otele yürüyerek gittik :) ay İstanbul'da da beni damat kuaförden almadı, yok içimde kaldı, yine evlenmek istiyorum ben :)


 



 
giyinme ve hazırlanma fotoğraflarında görüşmek üzere ;)


13 Eylül 2011 Salı

bir kuaför hikayesi...

Levent'te sadece ve sadece saç kesimine gittiğim bir kuaför var. yapılan makyajları, topuzları da görürüm gittiğimde, işlerinde çok iyiler. çok pahalı bir yer, gelinbaşı için verdikleri fiyat beni çoook aşıyordu, o yüzden vazgeçip nişantaşı'nda iyi bir kuaför aradım.

araştırmalarım sonucunda, daha önce denenmiş, güzel bir kuaförle anlaştım, piyasa ortalamasının biraz üzerinde ama içime sindi dedim.

provayı yaptık, onu da beğendim, peki dedim. biraz makyaj yapan kızı gözüm tutmadı ama üzerinde durmadım. kına gecesi için de geleceğimi söyleyip ayrıldım.

kına gecesi günü gittim ve benim kuaförüm yoktu, acil bir durum oluşmuştu, kardeşi ilgilenebileceğini söyledi. neyse saçıma bir şeyler yaptı ama tam bir hayal kırıklığı, ağlayacaktım nerdeyse. hatta birini aradı, geldi o toparlamaya çalıştı ama beyhude yani.  ödeyeceğim yüklü parayı geçtim, benim özel günümde de mi böyle olacaktı yoksa? kuaföre kendi kuaförümün gelip gelmeyeceğini sordum, böyle em küm ettiler. makyöz kız sade makyaj istedim diye, sadece 10 dakikada yüzüme bir fondoten, gözüme bir far ve eyeliner çekiverdi, evde çok daha güzelini yaparım yani. sildirdim ve koyu bir makyaj yaptırdım, daha eve gitmeden aktı, arkadaşlarım tüm kına gecesi gözlerimin altını sildi durdu.

cuma günü moralim sıfır, kuaförü aradım, "gelecek misin" dedim, "yetişmeye çalışacağım" dedi, iyice üzüldüm. zaten makyajıma hiç güvenmiyordum, saçım da fiyasko olacaktı. arkadaşlarımla apar topar kuaför araştırmasına girdik, etrafta denenmiş kuaförlerin çoğu doluydu, denenmemişlerde ben risk alamazdım :(

oturduğum semt olan Kasımpaşa'ya bile sordum (orda yıllardır kuaföre gitmem), verdikleri fiyatlar nişantaşı piyasasına yakındı valla, ama şöyle referanslı bir kuaför yine bulamadım.

dayanamadım yine levent'teki o lüks kuaförümü arattım arkadaşlarıma, söyledikleri rakamı ayırmamıştım bütçemde, imkansızdı benim için bu.

en son ne mi yaptım? gelinbaşı yaptırmamaya karar verdim ben!! levent'i yine aradım, topuz, makyaj, manikür, pedikür, kaş vs toplamı valla benim önceden anlaştığım "gelinbaşı" fiyatı ile aynı idi :) tereddütsüz aldım randevumu, gelinim ben demedim, napıyım son günümdü ve mecburdum, kuaför bulamamıştım.

ertesi sabah tek bir arkadaşımla, beyaz elbisemle aldık soluğu kuaförde, beyaz elbise giymeyi çok istemiştim napıyım. valla herkes geline kendini prenses gibi hissettiriler der ya, bu kuaförde insan kendini "hep" prenses gibi hissediyor.

saçıma mükemmel bir topuz, yüzüme tam istediğim gibi doğal bir makyaj yaptılar. manikür pedikür vs de süperdi. eve geldik, gülüşe gülüşe duvağımı taktık kafama arkadaşlarımla :)

nikahtaki saç ve makyajımın hikayesi budur işte. düğünümde kuaför çekimlerim vs de olacağından, saçım başım içime de sindiğinden, hiçbir şey içimde kalmadı valla.

9 Eylül 2011 Cuma

imzaya 1 gün kala :)

yarın evleniyorum. evet evet yarın evleniyorum. dün kına çok işe yaradı, stresimi aldı vallahi.

sevdiğim tüm arkadaşlarım etrafımda dolandılar kına yakılırken (kına yakmadım, numara yaptım :)), çok güzel bir andı, herkes benim için ordaydı, çok mutlu oldum.

bugün işe geldim ama erken çıkacağım yine. son anda kuaförümde bir aksilik çıktı. gelinbaşı yaptıracağım kuaföre kınada da gitmek ve test etmek istedim, kendi kuaförüm hastalık sebebi ile şehir dışına çıkmış, cumartesi için "yetişmeye çalışırım" dedi. iğrenç panik oldum. zaten makyöz kızı da tutmadım, çok özensizdi.

apar topar başka bir çözüm buldum, neyse paniğe gerek yok, hallettim, umarım her şey güzel olacak.

kınada kızlarıma duvaklar taktım, Yasemincim ojeleri hazırlamıştı, onlar dağıtıldı. deliler gibi oynadık, konya kaşık havasından tribünler için yapılan holigan şarkısına kadar her şeyde hoplayıp zıpladık :) yorgunluktan ölüyorum şu an.

kınadan birkaç fotoğraf ekliyor ve bloğa birkaç günlük bir ara veriyorum. nikahtan sonra kendimi toparlar toparlamaz hem nikahtan hem de kınadan kareler ekleyeceğim:)



:)

7 Eylül 2011 Çarşamba

kınaya 1, nikaha 3 kala :)

heyecanlıyım, hem de feci halde.

hep İstanbul'daki nikahta heyecanlanmam herhalde pek, asıl İzmir kısmı derdim ama öyle olmucak sanırım. çünkü gelinliğimi giyeceğim, çünkü "evet" diyeceğim.

dün saç provam vardı. kuaför, ne istediğimi bildiğimi söyledi, çok sevindim valla, zira bu kadar karışıklıkta bir de saçım için karışmak istemezdim.

yandan toplu, dağınık bir topuz yaptıracağım ensemden, aksesuarı da uydurduk, güzel oldu :) duvağım alttan takılacak, topuzum görülsün istedim çünkü. nasıl olsa düğünümde, o çok istediğim uzun ve kabarık duvağı takabileceğim.

kuaför çıkışı tesadüfen karşılaştığım arkadaşlarımla oturdum. benimle aynı gün düğün yapacak bir arkadaş da vardı, iki gelin bir araya gelip, diğer iki arkadaşı strese soktuk vallahi :) kızcağıza üzüldüm yahu, haftaya cumartesi düğünü var ve hala mobilyaları tamamlanmamış :( ah ne zordur bilirim...

yarın kına gecem var. elbisem, ayakkabılarım hazır. nikahta kullanacağım topuzun bir değişiğini uygulayacağım yarın, hem kuaförü de tam olarak test etmiş olurum, hem makyajı hem de saçı ;)

gece 2'ye kadar müziklerle uğraştım. çoğunu bulup indirdim, geriye playlistleri hazırlamak kaldı kına için. annemin sonsuz ısrarları var, tef de çalacakmışız, peki dedim, yorgunum çünkü:)

düğünde kullanacağım taca hala karar verebilmiş değilim. istediğim gibi bir taç bulamadım kır düğününe uygun. çok yakın bir arkadaşımın annesi, oldukça iyi görüntü veren kumaş papatyalardan bir taç hazırlamıştı, acaba uygun olur mu gelinlikle kullanmaya emin olamıyorum??? bir tane saç aksesuarı aldım ama burdaki kuaförüm açık ve küt saçta bunu kullanamayacağımı söyledi. moralim bozuldu, küt saça nasıl bir aksesuar kullanılabilir ki? duvağı çıkaracağım için, saçım boş kalsın istemiyorum düğünde.

benden son haberler işte böyle...