davetiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
davetiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Ağustos 2011 Çarşamba

ve nikah bonibonlarım :)

evet aslında, nikah reçeli hazırlamaya karar vermiştim.

ama bana yapımda yardım edecek kişiler, kavanozların açılma riski, nikaha bunların taşınmasını vs unutma deyip durdular.

uzun günler inat ettim ama sonra hak verdim, sadece düğün değildi bizimkisi, düğün masalarına bırak ve gitsin değildi yani, kolilenecek, üst üste yığılacak ve dağıtılacaktı nikah çıkışında.

hafta sonu kafamda bunlarla eminönü'ne gittim, yine de şöyle bir reçellere baktım. şeker çeşitlerine de göz gezdirirken bonibonlara takılıverdim, rengarenk. karar vermem çok uzun sürmedi, benim minik kavanozlarda pek bir hoş dururlar deyip alıverdim :)

nikah şahidim, yine büyük bir özveri ile minik minik stickerlar hazırlattı. annem renkli olsun istedi bu şekerleri, onu kırmadım, düğünde de kullanacağımdan sarı rengi fazla alıp, sarı, kırmızı ve mor tüller yüklendim ve eve geldim.

kırmızı ince kurdela tükenmiş, arkadaşım moru bulabilmiş, eh sarı elimizde vardı zaten davetiyelerden. kırmızı olanları sonra yapmak üzere ayırdık ve bonibon doldurma ve etiketleme işlemlerini dün akşam itibari ile bitirdik. bu esnada açılan çok kavanoz oldu, reçel ile böyle bir işe girişmediğime şükrettim.

bu arada nikah reçeli fikrinin temiz bir uygulaması için taranis'in şu yazısını okuyun, hazır olduklarndan dökülme riski de yok :)

işte dün, son haline getirdiğimiz numuneler de hazırladık.

davetiye ile güzel bir uyum da yakaladı doğrusu.

veeee birkaç tane sarı kırmızı hazırlanıp süslenmiş nikah bonibonumuz da var, ama onları Aylincimle olan çekimler için ayırdım;)

 
yapımda ve yayında emeği geçen apartman komşularıma ve candostuma teşekkürü borç bilirim.

10 Ağustos 2011 Çarşamba

davetiye yazmaca...

efenim bizim davetiyeler henüz basılmadı, yok bir türlü halledemedik.

davetiyemi, düğün konspetine uygun bir şekilde mimar bir arkadaşım tasarladı. kendisini liseden beri tanırım, unutkandır, hafiften tembeldir de, bayağı vakit aldı haliyle :) eh kızcağızın işleri güçleri de çok çok yoğundu, epeyce bekledim ama beğendim son halini.

metinlerde ufak tefek aksaklıklar vardı. o aşamada liseden beri arkadaşım olan, geçenlerde dolabı yerleştirme maceramda beni yalnız bırakmayan, müstakbel nikah şahidim olaya her zamanki kuralcılığı ile noktayı koydu: bu iş bende artık yeter ama basmamız laızm bunları :)

neyse kendisi ile gittik bizim davetiyelere uygun zarf bulduk (artık davetiyeleri tam zarf ölçüsüne uygun bastırırız dedik). sıkı pazarlıklar sonucu elimizde 600 zarfla döndük, ama nafile zarf sayısının yetersiz olduğunu babamların extra akrabaları ile anladım, zarfçı extra 150 zarf için önceki paranın 3 misli birim fiyat istedi, mecburen verdik.

davetiyeler basılmaya hazır hale gelirken, canım nikah şahidim 3-4 saat harcadı, birkaç görselde sorun çıktı (benim davetiyeler bayağı renkli de). neyse kızcağız sonunda başarmış halde birkaç görseli değiştirerek son hale getirttirdi, matbaacıya da verdi işi.

şimdi basılmalarını bekliyoruz.

o arada boş durmadık tabii. hem annemin hem babamın ayrı birer köyü olduğundan ve bizim köylüleirn hepsi istanbul'da yaşadığından, adetlerimiz gereği hepsine davetiye yazılacaktı. hem istanbul'da hem izmir'de seromoni yapılacağından, burdaki nikah için neyse ki kişi sınırımız yok, yoksa keisn kafayı yerdim.

babam annemin ve kendi köyünün listesi ile çıktı geldi, üzerinde çalıştılar ve 400 küsur kişilik listeleri elime tutuşturdular, ben başladım içi olmayan boş zarfları yazmaya. yaşanan diyaloglar:

- anne x kim yahu? babasının adı y imiş ( inanılmaz ama listede baba isimleri de yazıyor, hani büyükler kendisini tanımasa da babayı tanır diye)
- ay kimdi ya, dur bakayım ( bazen telefonu alıp soruyor filan birilerine)
- heh şeymiş kızım, z teyzenin kardeşi, ay çok yakınımız yazalım.
- anne kim olduğunu hatırlamadığımız adam tanıdık mı yahu?
- ay bir an şey edemedim, yaz sen.

- baba x kim?
- hee boşver onu ya, kızının düğününe çağırmadı o bizi.
 - (annem atlıyor) olmaz, çağıralım, kendi ayıpları o.
- (babam) aman iyi yazın
- ama kimdi yahu bu (garip ben)?
(annem) boşver  kızın sen, napcan ki?
-(ben) doğru banane ki benim nikaha kimin geleceğinden, yazayım bari ben :)

akrabadır, arkadaştır derken bayağı bayağı yazdım. elden ulaşamayacaklarımı gördüğümde (düğünden önce veya sonra) verilmek üzere ayırdım, facebook, mail aracılığı ile bir şeyler yapmaya çalışıyorum.

tek korkum bu telaşta unutulmaması gereken birilerini atlamak, çok çok paniğim bu konuda.

davetiyemin ham halini de paylaşayım, bu bir kitap ayracı:) arkasında ise dümdüz bir yazı ile yer/tarih bilgileri var. asıl halinde birkaç görsel farklı ama genel görünüm bu. sol üstte bir kurdela olacak ve zarflar da üstten geçmeli:)

bu arada ön taraftaki tarih, izmir'deki yemeğin tarihi;  istanbul ve izmir çevremiz için iki farklı davetiye çalıştık bu durumda:)