ama bana yapımda yardım edecek kişiler, kavanozların açılma riski, nikaha bunların taşınmasını vs unutma deyip durdular.
uzun günler inat ettim ama sonra hak verdim, sadece düğün değildi bizimkisi, düğün masalarına bırak ve gitsin değildi yani, kolilenecek, üst üste yığılacak ve dağıtılacaktı nikah çıkışında.
hafta sonu kafamda bunlarla eminönü'ne gittim, yine de şöyle bir reçellere baktım. şeker çeşitlerine de göz gezdirirken bonibonlara takılıverdim, rengarenk. karar vermem çok uzun sürmedi, benim minik kavanozlarda pek bir hoş dururlar deyip alıverdim :)
nikah şahidim, yine büyük bir özveri ile minik minik stickerlar hazırlattı. annem renkli olsun istedi bu şekerleri, onu kırmadım, düğünde de kullanacağımdan sarı rengi fazla alıp, sarı, kırmızı ve mor tüller yüklendim ve eve geldim.
kırmızı ince kurdela tükenmiş, arkadaşım moru bulabilmiş, eh sarı elimizde vardı zaten davetiyelerden. kırmızı olanları sonra yapmak üzere ayırdık ve bonibon doldurma ve etiketleme işlemlerini dün akşam itibari ile bitirdik. bu esnada açılan çok kavanoz oldu, reçel ile böyle bir işe girişmediğime şükrettim.
bu arada nikah reçeli fikrinin temiz bir uygulaması için taranis'in şu yazısını okuyun, hazır olduklarndan dökülme riski de yok :)
işte dün, son haline getirdiğimiz numuneler de hazırladık.
davetiye ile güzel bir uyum da yakaladı doğrusu.
veeee birkaç tane sarı kırmızı hazırlanıp süslenmiş nikah bonibonumuz da var, ama onları Aylincimle olan çekimler için ayırdım;)
yapımda ve yayında emeği geçen apartman komşularıma ve candostuma teşekkürü borç bilirim.