Artık kabul ediyorum, ben bu konuyu abarttım, hatta halk arasında kullanılan b.. nu çıkarmak deyimini kullanmak istiyorum ama kullanmayacağım, ayıp :)
her şey markafoni ile başlamıştı, masumdu.
ama sonra trendyol çıktı, çıktı da çıktı.
grupanyalar çıktı, grupfoniler çıktı falan filan.
bir gün "yeteeeeer" dedim, kıyafet almıyorum, öyle fırsat filan hiç almıyorum. oooh aylarca rahat ettim, hatta para bile biriktirdim.
ama bitmemiş meğersem...
evlilik arefesi evle ilgili, gelinle ilgili aksesuar ıvır zıvır satan internet mağazalarına dadandım.
sonra düğün sonrası bunları eve lazım olan tablodur, elektroniktir vs izledi. evim. net, evmanya.com abonesi oldum resmen.
he bir de arada zizigo ile tanıştım.
bu ay kredi kartlarımı ve elimi bile sürmesem o karta artık, tüm maaşımı aylarca götürecek taksitleri görünce, ağlayacaktım nerdeyse.
ben yandım sizler yanmayın.
insan masa başında alıyor da alıyor, gaza geliyor, oysaki o el kredi kartına her gittiğinde bir kez daha düşünmek lazım:
- gerekli mi?
- şimdi mi gerekli?
- kaç ay ertelenebilir?
- "bu fırsat kaçarsa bir daha ucuza bulamam" tamamen yalan, başka bir zaman başka bir sitede yine olacak.
- ben bu karta hiç dokunmasam taksitler ne geliyordu? değer mi bu çileye?
yeni evlilere şiddetle tavsiyemdir özellikle. 4. nevresiminiz, duvardaki ikinci tablonuz, mutfaktaki 8. tencereniz, dergileri koyacak dergiliğiniz, bilmem kaçıncı rafınız aynı anda olmasa da olur! birini alın, ödeyin, diğerine geçin.
ve altın kural : taksit yaptırmama şansınız varsa yaptırmayın, taksit ancak tüketim toplumunu sömüren, aynı anda 5-6 şeyi birden aldırmayı hedefleyen bir zımbırtı. halbuki insan elden geldiğinde "elindeki" parayı harcamalı, "gelecek" parayı değil.
diyene bak :)
bu da böyle bir bunalımımdır...