Ben getirdim valla yazı bu sabah itibari ile.
Hava duyuyor musun, umrumda değilsin, takvim Haziran diyor, seni takmıyorum ben, aloo kime diyorum, düzel artık.
Kocamın şaşkın bakışları arasında çektim üstüme askılı penyemi, ooh free Friday, kot da giyebildiğimiz bir gün, spor ayakkabılar filan, tam bir yaz kadını oluverdim. üzerime olan, yeni aldığım tek kotum kirlide olduğundan, mecburen evlenirken aldığım kotu giydim, yok anam yok, içinde yüzüyorum. Emre'ye "aşkıııım biliyorum çok masraf oldum ama.." diye gider gitmez, "tamam anlaşıldı, bu dukan tekstil firmaları ile anlaşmalı, tek amacı Emrenin paralarını hacılamak, aylardır tüm paramızı süte, yoğurda, ete yatırdığımız yetmedi herife" diye söylendi.
Bu arada sanırım erkeklerin ortak noktası, Fuly'nin şu yazısında p...k diye kullandığı cümlenin çok benzerini her gün duyuyorum, "dukan denilen p..k ocağıma incir ağacı dikti" diye.
Ben Fuly kadar azimli değilim, güçlendirme denilen şeyi yapamıyorum malesef :( dün öğlen waffle yedim mesela, akşam da Hamide ve Fuly yemekten sonra dediler tatlı yicez biz. he iyi tabii, ben bu salatayı keyfimden yedim zaten :) paşa paşa tavul göğsünü de birkaç çatalda indirdim mideye. dukanla iletişime geçmem lazım, haftada bir ödül yemeği az, bari 5 yapaydık şunu ? neyse ama çok güzel bir akşamdı bloggerlarla, insanın okuduğu hayatları dinlemesi bambaşka bir zevkmiş;) daha ayrıntılı bir yazıyı Hamide'cim yazmış bugün zaten.
Bu arada yazın gelmesi ile şirkette yine adım atmaca, GCC günleri başladı. GCC tüm dünyanın katıldığı bir oyun aslında. günlük adım sayılarını giriyorsun, takımını motive ediyorsun ve dünyanın bir noktasından başlayıp (bu sene Londra idi) başka bir noktasına kadar sanal olarak yürüyorsun.
Bugün fark ettim ki, bu sene GCC'nin gönderdiği pedometreler adımları bendekinden daha çok sayıyor, kaptım bir tane hemen. Hemen bakıyorum şu saate kadar 1884 adım atmışım, çok az. günlük adım en az 10.000 olmalı diyor GCC. Geçen sene valla ev arama dönemime geldiydi bu yarışma, tüm takımı sırtlıyordum, günde 20.000 adım ile, o ev senin, bu ev benim, o mobilyacı senin, bu benim gezerken.
Ne yazık ki bu güzel cuma yazısını kesmek zorundayım, devlete mektup yazcam bisürü, çook işim var bugün çook.
Şimdiden güzel hafta sonları...
dukan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dukan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
1 Haziran 2012 Cuma
17 Nisan 2012 Salı
bahar gelecek misin?
geçen senenin baharı getiren günü bana : 16 Nisan
Söz verdiğimiz ve alyansları parmağımıza geçirdiğimiz günün üzerinden tam 1 sene geçmiş.
o alyanslar bir ömür bizlerle kalsın...
Bahar geldi mi, geliyor mu derken; yağan yağmurlar gösterdi ki, yok anacım gelmemiş bu mevsim sanki. yağmur yağmasından öte, bahar yağmuru gibi yağmadı ki mübarek...
Hafta sonu güzel havada bir İzmir planlamıştık, hmm tur güzel oldu ama hava için aynı şeyi söyleyemem doğrusu.
Olduça zor gittik İzmir'e. 2 hafta önce, babacığımın ameliyat durumunu öğrenince, üzerine bir sürü para bayılıp değiştirdiğimiz biletlerden bana ait olanı yine kullanılamadı, niye mi? ofisten çıkamadım, iş fenaydı ve Cuma akşamı kaldım ofiste. Kocamı İzmir'e gönderip, ben baba evine gittim. Sanırım özlemişim eski yatağımda uyumayı, gidemeyişim sinirlendirse de eski yatağımda bir gece ve aprtman arkadaşımla eski günlerdeki gibi muhabbet iyi geldi. e Cumartesi ilk uçakla (kargalar kahvaltı etmeden) yetiştim İzmir'e ben de.
Kahvaltı diyince.. benim dukan hafta sonu azcık yalan oldu yahu. her iki sabah da yarım simit (aa gevrek o gevrek :)) yedim, ne kepeğim vardı ne ekmeğim, ne yapayım :(
he bir de akşam sofrasında balığa eşlik eden sarmalardan da azcık kaçırdım, ya sanırım pişmen değilim:s
Salon tam bir derbi tasarımında, masanın yeri değiştirlmiş, büyük televizyon buraya alınmış, hatta elektrikçi çağırılmış ki şöyle ailecek maç seyredelim. evet yağmura takıldık işte, ailecek survivor izlemek durumunda kaldık yani :)
Pazar nispeten daha iyi bir havayı İzmir'de bırakıp, 2 saat rötar yapan uçağımızla döndük şehrimize.
artık kaldığımız yerden, iş güç, koşturmaca devam edeceğiz.
dukanı da nasıl olsa bozuldu diye bırakmadım vallahi, sabah yoğurt, yumurta, peynir üçgenimi kurdum yine. ben istediğim kiloya ineceğim, kaçarı yok.
akşam da İnönü deplasmanından 2-0 galip çıkınca değmeyin keyfime vallahi...
çalışmak lazım tabii. amaan çalışırız, ne yapalım di mi? Sağlık olsun da...
Söz verdiğimiz ve alyansları parmağımıza geçirdiğimiz günün üzerinden tam 1 sene geçmiş.
o alyanslar bir ömür bizlerle kalsın...
Bahar geldi mi, geliyor mu derken; yağan yağmurlar gösterdi ki, yok anacım gelmemiş bu mevsim sanki. yağmur yağmasından öte, bahar yağmuru gibi yağmadı ki mübarek...
Hafta sonu güzel havada bir İzmir planlamıştık, hmm tur güzel oldu ama hava için aynı şeyi söyleyemem doğrusu.
Olduça zor gittik İzmir'e. 2 hafta önce, babacığımın ameliyat durumunu öğrenince, üzerine bir sürü para bayılıp değiştirdiğimiz biletlerden bana ait olanı yine kullanılamadı, niye mi? ofisten çıkamadım, iş fenaydı ve Cuma akşamı kaldım ofiste. Kocamı İzmir'e gönderip, ben baba evine gittim. Sanırım özlemişim eski yatağımda uyumayı, gidemeyişim sinirlendirse de eski yatağımda bir gece ve aprtman arkadaşımla eski günlerdeki gibi muhabbet iyi geldi. e Cumartesi ilk uçakla (kargalar kahvaltı etmeden) yetiştim İzmir'e ben de.
Kahvaltı diyince.. benim dukan hafta sonu azcık yalan oldu yahu. her iki sabah da yarım simit (aa gevrek o gevrek :)) yedim, ne kepeğim vardı ne ekmeğim, ne yapayım :(
he bir de akşam sofrasında balığa eşlik eden sarmalardan da azcık kaçırdım, ya sanırım pişmen değilim:s
Salon tam bir derbi tasarımında, masanın yeri değiştirlmiş, büyük televizyon buraya alınmış, hatta elektrikçi çağırılmış ki şöyle ailecek maç seyredelim. evet yağmura takıldık işte, ailecek survivor izlemek durumunda kaldık yani :)
Pazar nispeten daha iyi bir havayı İzmir'de bırakıp, 2 saat rötar yapan uçağımızla döndük şehrimize.
artık kaldığımız yerden, iş güç, koşturmaca devam edeceğiz.
dukanı da nasıl olsa bozuldu diye bırakmadım vallahi, sabah yoğurt, yumurta, peynir üçgenimi kurdum yine. ben istediğim kiloya ineceğim, kaçarı yok.
akşam da İnönü deplasmanından 2-0 galip çıkınca değmeyin keyfime vallahi...
çalışmak lazım tabii. amaan çalışırız, ne yapalım di mi? Sağlık olsun da...
23 Mart 2012 Cuma
Bugün Cuma...
Kilo vermem durdu.
Ama ben hiçbir şey yemiyorum ki :(
neyse ki Dukan amca açık açık demiş, durduğu zamanlar olacaktır.
o zaman ne yapıyoruz?
yılmadan devam ediyoruz.
sebze+protein günü olan, sabahında domates, jambon, beyaz peynir ve yulaf kepekli yoğurt yediğim, güzel olmasa da, güzel yapmak için çabaladığımız güneşli bir Cuma gününden selamlar efenim :)
Ama ben hiçbir şey yemiyorum ki :(
neyse ki Dukan amca açık açık demiş, durduğu zamanlar olacaktır.
o zaman ne yapıyoruz?
yılmadan devam ediyoruz.
sebze+protein günü olan, sabahında domates, jambon, beyaz peynir ve yulaf kepekli yoğurt yediğim, güzel olmasa da, güzel yapmak için çabaladığımız güneşli bir Cuma gününden selamlar efenim :)
11 Mart 2012 Pazar
Bir haftasonu ve Dukan...
bugün diyetin 7. günü sona erdi.
seyir evresi, atak evresine göre daha renkli.
bildiğim tek şey ise, kesinkes aç kalınmıyor. aklımdan bazen fazla protein almak zararlı olur mu diye düşünsemde, açıkcası normal bir günde de bu kadar et ve süt ürünü tükettiğim için problem olmadığını düşünüyorum. karbonhidratı da yulaf kepeğinden alıyoruz zaten. dukan amca saolsun, günde 1 yemek kaşığı zeytinyağına da izin veriyor, zaten etlerde de yağ var, eh tamamen yağsız kaldığımız da yok. o zaman bu diyete "tek yönlü" demek haksızlık oluyor biraz.
bugün ekşide bir entry okudum da, efenim etlerin yarısı yağmış, kolesterole sürüklermiş bu diyet vs vs. benim bildiğim normal beslenmede de kırmızı ete, beyaz ete, dönüşümlü olarak sürekli yer var. hani meyvesiz kalınıyor, vitamin problemi oluşabilir dense anlayacağım da, yağa yükleniliyor demek gerçekten yanlış. he tabii, ben öyle her yerde yazan gibi sınırsız yiyin, korkmayıncılardan değilim. sonuçta o Gıda Mühendisliği temelime aykırı bu:) şahsen ben sadece protein yaptığım günlerde, et porsiyonunu ikiye bölüyoru, akşam yediğimin özellikle beyaz et olmasına dikkat ediyorum.
neyse konu nerden nereye geldi...
dün anneanecimin mevlütü vardı. oldukça koşuşurmalı idi ev tabii. evin kızı olarak, tüm servis tabakları elimden geçti. o güzelim şekerparelerden bir tane yemedim. canım anneanem nefret ederdi tavuktan ama biz adeti bozmayıp mevlütte tavuklu pilav verdik yine de, umarım bize kızmamıştır :( ben onun günü olduğu için tavuktan yiyebildim azıcık, bana çok kızardı görseydi " o toyuklar pis kızım, çek şunu gözümün önünden" derdi. Nur içinde yatsın...
neyse cumartesi yine hüzünlü bir gündü...
iyisi mi ben size, bugüne ait 1+1'deki bir sebze protein günümün menüsünü vereyim:
Sabah : Yarım kaşık zeytinyağında lor peynirli omlet, azıcık, ama azıcık bir kaşar peyniri (tamam bu biraz kaçamak oldu, yahu Kars'dan taşıdım geldim kocaman tekerleği napıyım), 1 küçük domates, 1 salatalık, ufak bir parça light beyaz peynir
Ara : 1 kaşık yulaf kepeği ile çeşnilendirilmiş (ahahaha) danone minik yoğurt
Öğle: etin yağsız tarafından çektirdiğim kıyma, 1 kaşık yulaf kepeği, kimyon, soğan ve az tuz ile hazırladığı köftelerde 5 adet ve minik bir yoğurt
Akşam : Yarım kaşık zeytinyağı ile hazırlanmış ıspanak yemeği (yoğurt ile)
Şöyle bir baktım da, yoğurt biraz fazla kaçmış bugün:) gece yatmadan önce de az süt içmeyi planlıyorum.
gelelim yaratıcı yemeğime:
efenim tavuğun göğsünün bir kısmını yarın gündüz için haşlamamın ardından, geri kalanını kuşbaşı yaptım. azcık domates püresi ve soğanı az zeytinyağı ile kavurduktan sonra tavuk kuşbaşıları ekleyip, biraz tuz ve kekik ilavesi ile en kısık ateşte pişirmeye bıraktım. hafta içi iki akşamımı balıkla dönüşümlü idare eder bence.
bir ara gidip dukan amcanın kitabını alacağım, çünkü kendimi biliyorum, eğer aynı şeyleri yersem sürekli, bu durumdan sıkılabilirim. kitabı alayım ki, yeni menüler yaratmamda bana yol göstersin.
irademden memnunum, işin garibi sevgili kocamın yanımdaki pizza, muffin, elma ve muz seanslarına rağmen dayanabildim buna :) yarın da spora başlıyoruz, neyse ki bunda yalnız değilim, spor yapmayı seven bir kocam var.
işte en kötüsü :( yarın hem Pazartesi hem de protein günü...
seyir evresi, atak evresine göre daha renkli.
bildiğim tek şey ise, kesinkes aç kalınmıyor. aklımdan bazen fazla protein almak zararlı olur mu diye düşünsemde, açıkcası normal bir günde de bu kadar et ve süt ürünü tükettiğim için problem olmadığını düşünüyorum. karbonhidratı da yulaf kepeğinden alıyoruz zaten. dukan amca saolsun, günde 1 yemek kaşığı zeytinyağına da izin veriyor, zaten etlerde de yağ var, eh tamamen yağsız kaldığımız da yok. o zaman bu diyete "tek yönlü" demek haksızlık oluyor biraz.
bugün ekşide bir entry okudum da, efenim etlerin yarısı yağmış, kolesterole sürüklermiş bu diyet vs vs. benim bildiğim normal beslenmede de kırmızı ete, beyaz ete, dönüşümlü olarak sürekli yer var. hani meyvesiz kalınıyor, vitamin problemi oluşabilir dense anlayacağım da, yağa yükleniliyor demek gerçekten yanlış. he tabii, ben öyle her yerde yazan gibi sınırsız yiyin, korkmayıncılardan değilim. sonuçta o Gıda Mühendisliği temelime aykırı bu:) şahsen ben sadece protein yaptığım günlerde, et porsiyonunu ikiye bölüyoru, akşam yediğimin özellikle beyaz et olmasına dikkat ediyorum.
neyse konu nerden nereye geldi...
dün anneanecimin mevlütü vardı. oldukça koşuşurmalı idi ev tabii. evin kızı olarak, tüm servis tabakları elimden geçti. o güzelim şekerparelerden bir tane yemedim. canım anneanem nefret ederdi tavuktan ama biz adeti bozmayıp mevlütte tavuklu pilav verdik yine de, umarım bize kızmamıştır :( ben onun günü olduğu için tavuktan yiyebildim azıcık, bana çok kızardı görseydi " o toyuklar pis kızım, çek şunu gözümün önünden" derdi. Nur içinde yatsın...
neyse cumartesi yine hüzünlü bir gündü...
iyisi mi ben size, bugüne ait 1+1'deki bir sebze protein günümün menüsünü vereyim:
Sabah : Yarım kaşık zeytinyağında lor peynirli omlet, azıcık, ama azıcık bir kaşar peyniri (tamam bu biraz kaçamak oldu, yahu Kars'dan taşıdım geldim kocaman tekerleği napıyım), 1 küçük domates, 1 salatalık, ufak bir parça light beyaz peynir
Ara : 1 kaşık yulaf kepeği ile çeşnilendirilmiş (ahahaha) danone minik yoğurt
Öğle: etin yağsız tarafından çektirdiğim kıyma, 1 kaşık yulaf kepeği, kimyon, soğan ve az tuz ile hazırladığı köftelerde 5 adet ve minik bir yoğurt
Akşam : Yarım kaşık zeytinyağı ile hazırlanmış ıspanak yemeği (yoğurt ile)
Şöyle bir baktım da, yoğurt biraz fazla kaçmış bugün:) gece yatmadan önce de az süt içmeyi planlıyorum.
gelelim yaratıcı yemeğime:
efenim tavuğun göğsünün bir kısmını yarın gündüz için haşlamamın ardından, geri kalanını kuşbaşı yaptım. azcık domates püresi ve soğanı az zeytinyağı ile kavurduktan sonra tavuk kuşbaşıları ekleyip, biraz tuz ve kekik ilavesi ile en kısık ateşte pişirmeye bıraktım. hafta içi iki akşamımı balıkla dönüşümlü idare eder bence.
bir ara gidip dukan amcanın kitabını alacağım, çünkü kendimi biliyorum, eğer aynı şeyleri yersem sürekli, bu durumdan sıkılabilirim. kitabı alayım ki, yeni menüler yaratmamda bana yol göstersin.
irademden memnunum, işin garibi sevgili kocamın yanımdaki pizza, muffin, elma ve muz seanslarına rağmen dayanabildim buna :) yarın da spora başlıyoruz, neyse ki bunda yalnız değilim, spor yapmayı seven bir kocam var.
işte en kötüsü :( yarın hem Pazartesi hem de protein günü...
9 Mart 2012 Cuma
Dukan sınavı 1. round
Eveet bugün Cuma...
ve ben dün itibari ile, Dukan diyetinin, ümit ediyorum ki en eziyetli kısmı olan (tamam aylar sürecek, sıkılma riski var biliyorum, ama olumlu tarafından bakıyorum) atak evresini bitirdim.
gıdaklamaktan ciddi korkuyorum...
sabah yumurta ye, öğlen tavuk ye, akşam tavuk ye, olmadı balık bul derken tam 5 gün geride kaldı işte.
e bugün tabii sebze iznim de var azcık. öğlen hayde dediler, İstanbul Forum'a gidiyoruz, iyi dedim, ızgara yerim ben. sofrayı kokoreçlerle, tantınilerle donattılar. tantuninin yağı kıpkırmızı peçetelerdeydi vallahi.
hiç istifimi bozmadım valla. kendime biftek ızgara sipariş ettim. etin yağlı kısımlarını özenle ayırdım bir tarafa. sonra peçete ile üste toplanan yağı da emdirdim ve afiyetle yedim bifteğimi. yanında mı? light ayran bulamayınca, mecburen cola zero içtim tabi. sonra birden beynimde ampul yandı, ahan da 5. gündeyim, şu yanında duran domatesi hüpletebilirim!!!
yarım domatesle yetindim, zira akşam sevgilimle Anadolu Kavağı'na gideceğiz (onun hala haberi yok, ama herhalde gelir :)). orda balığın yanına da azcık salata hakkım olsun de mi?
sanırım akşam rakıya karşı büyük bir sınav vereceğim, merakla bekliyoruz;)
kilo kaybı mı dediniz? efenim, atak evresinde 2,5 kg verdim efenim, 60 lı rakamları bırakacağım geride pek yakında inşallah.
o zaman, idolüm fuli'ye kocaman bir teşekkür gelsin :)
ve ben dün itibari ile, Dukan diyetinin, ümit ediyorum ki en eziyetli kısmı olan (tamam aylar sürecek, sıkılma riski var biliyorum, ama olumlu tarafından bakıyorum) atak evresini bitirdim.
gıdaklamaktan ciddi korkuyorum...
sabah yumurta ye, öğlen tavuk ye, akşam tavuk ye, olmadı balık bul derken tam 5 gün geride kaldı işte.
e bugün tabii sebze iznim de var azcık. öğlen hayde dediler, İstanbul Forum'a gidiyoruz, iyi dedim, ızgara yerim ben. sofrayı kokoreçlerle, tantınilerle donattılar. tantuninin yağı kıpkırmızı peçetelerdeydi vallahi.
hiç istifimi bozmadım valla. kendime biftek ızgara sipariş ettim. etin yağlı kısımlarını özenle ayırdım bir tarafa. sonra peçete ile üste toplanan yağı da emdirdim ve afiyetle yedim bifteğimi. yanında mı? light ayran bulamayınca, mecburen cola zero içtim tabi. sonra birden beynimde ampul yandı, ahan da 5. gündeyim, şu yanında duran domatesi hüpletebilirim!!!
yarım domatesle yetindim, zira akşam sevgilimle Anadolu Kavağı'na gideceğiz (onun hala haberi yok, ama herhalde gelir :)). orda balığın yanına da azcık salata hakkım olsun de mi?
sanırım akşam rakıya karşı büyük bir sınav vereceğim, merakla bekliyoruz;)
kilo kaybı mı dediniz? efenim, atak evresinde 2,5 kg verdim efenim, 60 lı rakamları bırakacağım geride pek yakında inşallah.
o zaman, idolüm fuli'ye kocaman bir teşekkür gelsin :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)