biliyorsunuz şu yazımda yağlı saçtan dert yanmıştım.
yaklaşık bir aylık sürede çeşitli denemelerim oldu.
ilk önce sebamed kepeğe karşı şampuanla başladım. oldukça başarılı bir şampuan, saçları çok sertleştirmiyor, ama yağlanma süresi üzerine etkisi pek yok. hani 2. gün kurtarıyor, ama akşamına yine fena.
daha sonra pantene ağırlaştırmayan bakım ile yıkadım. yağlanma konusunda %100 etkili, süper. ancak yıkadıktan sonra benim keçelenme nedir bilmeyen saçım çok feci oldu. tiftik tiftik oluyor yıkadığım ilk gün, yani saçımın şeklini bozdu. he yağlanma mı? 3 gün götürdü valla.
gelelim benim bu dönemki çözümüme:
- ilk yıkama ılık su ile pantene ağırlaştırmayan bakım ile yapılır.
-ikinci yıkama ise sebamed ile gerçekleştirilir.
-durulama suyu mümkün mertebe ılık-soğuk arası (üşütmememek lazım, bu mevsimde zor) kullanılır.
sonuç: 2 tam gün yağlanmayan, 3. gün ise toplanırsa yarı yağlı idare edilen (ama yıkansa daha iyi), nispeten hacimli saçlar :)
gelecek ay ise avon ile ilgili denemelerim olacak. bakalım o nasıl yapacak saçlarımı.
ben bu sorunu kalıcı olarak çözeceğim, kafama koydum.
saç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
saç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
15 Şubat 2012 Çarşamba
19 Ocak 2012 Perşembe
eyvah yağlı saç!!
incecik, sanki otursam tellerini sayacağım kadar az ve hacimden bihaber yıkadığımın ertesi güne yağlanan saçlarım var.
2007 senesinde, kızıl saçlarımdan kendi rengime dönmeye çalışırken kuaför sağolsun saçlarımı cayır cayır yakmıştı, böyle kıl kuyruk, besleme, çalı süpürgesi kıvamında olmuştu saçlarım. sonrasında düzeltmek için çektiklerimi bir ben bilirim, bir de inatla o kuaföre gitmeye devam eden apartmandaki arkadaşım Serpil :)
o zaman bir söz verdim, Allahım dedim "artık söylenmeyeceğim, yeter ki yine yağlansın, sağlıklı olsun, ben her gün yıkarım" dedim, evet bunu yaptım. çok çaresizdim, bir hafta yıkamasam yine de kupkuruydu saçlarım.
sonra saçımı eski haline getirene kadar çook uğraştım (bakın bu ayrı bir post konusu, bir gün yazayım).
neyse dualarım tuttu. saçlaırm yine sağlığına kavuştu, yağlanmaya başladı, artık pek söylenmiyorum ama içten içe bu hacimsizlikten, bu sabaha "eh işte", akşama "aa saçını yıkamamış" halimden memnun değilim elbette. yazın yine sorun değil de, kışın soğukta her gün uğraş bayağı mesele benim için. üstelik bu saçları öyle akşamdan yıkayıp yatamam, sabah yıkayacağım ki sabah abidik gübidik bir şekille karşıma çıkmasın, ya da akşam erken yıkamam ve kendileirni kurutup yatmadan önce 3-4 saat durmam lazım, dert işte.
peki ben ne yapıyorum, baktım ki sabah yıkayamıyorum, geliyorum işe, giriyorum burdaki kuaföre, hem yıkatıp hem fön çektiriyorum.
e fön çektirdikçe iyice yağlanmaya başladı, artık akşama iyice iğrenç oluyor :(
bu sorunla mücadele etmeye karar verdim en sonunda.
işte araştırmalarım sonucu bulduğum 3 şampuan :
- Pantene Ağırlaştırmayan Bakım (Şeffaf şişede, eskiden kullanmıştım, pek işe yaramadı, ama yine de aldım bir tane şimdi)
- Sebamed Kepeğe Karşı Etkili Yağlı Saçlar için (şu an bunu kullanıyorum)
- Avon Yağlı Saçlar için Hacim Verici Şampuan (bundan da aldım, depoladım)
- Otacı Isırgan Otlu Şampuan Yağlı Saçlar
Bunların dışında bir de Ketoral var, ama o bir beşeri ilaç, SGK bile geri ödüyor :) kepeklenme ve dermatitlerde kullanılıyor, balayında başıma gelen alerji durumunda doktorum vermişti. her gün yüzümü, vücudumu ve saçımı (saç diplerimde de alerji vardı da) yıkıyordum,. hakkaten yağlandırmıyor, şimdi ayda birkaç kez kullanıyorum ama sağlıklı bir uygulama değil elbette, sonuçta içerisinde etken madde var.
Bu ürünleri önümüzdeki aylarda sırası ile birer ay deneyeceğim ve sonuçlarına göre bir tercihte bulunacağım.
not : Şu an kullandığım Sebamed ile ikinci günün akşamını zorluyorum, sanki çok kötü değil durum :)
bu arada, acil durumlar için yağlı saçlarda kullanılan şöyle bir öneri de var. akşamdan (ertesi günü yağlanacağından emin olduğunuz ) saçınıza talk pudrasını serpiştiriyorsunuz, sabah kalktığınızda pudranın beyalzığı gitmiş oluyor, saçınız yağlansa bile dışarı yağlı görüntüsü vermiyor, ama sizin ağır ve yapış yupuş hissetmenizi engellemiyor bu durum.
diğer bir öneri ise bildiğiniz kozmetik pudra. bunu da eğer saçlarınızın rengi kumral filansa yapabilirsiniz, çıkmadan önce kötü göründüğünü düşündüğünüz saçınıza sürüyorsunuz ve yine yağlı görünümden kurtuluyorsunuz.
her iki yöntemi de denemedim, benim derdim zaten yağlı hissetmemek, hacimli saçlara sahip olmak :(
başka önerileri olanlara açığım bu konuda elbette...
2007 senesinde, kızıl saçlarımdan kendi rengime dönmeye çalışırken kuaför sağolsun saçlarımı cayır cayır yakmıştı, böyle kıl kuyruk, besleme, çalı süpürgesi kıvamında olmuştu saçlarım. sonrasında düzeltmek için çektiklerimi bir ben bilirim, bir de inatla o kuaföre gitmeye devam eden apartmandaki arkadaşım Serpil :)
o zaman bir söz verdim, Allahım dedim "artık söylenmeyeceğim, yeter ki yine yağlansın, sağlıklı olsun, ben her gün yıkarım" dedim, evet bunu yaptım. çok çaresizdim, bir hafta yıkamasam yine de kupkuruydu saçlarım.
sonra saçımı eski haline getirene kadar çook uğraştım (bakın bu ayrı bir post konusu, bir gün yazayım).
neyse dualarım tuttu. saçlaırm yine sağlığına kavuştu, yağlanmaya başladı, artık pek söylenmiyorum ama içten içe bu hacimsizlikten, bu sabaha "eh işte", akşama "aa saçını yıkamamış" halimden memnun değilim elbette. yazın yine sorun değil de, kışın soğukta her gün uğraş bayağı mesele benim için. üstelik bu saçları öyle akşamdan yıkayıp yatamam, sabah yıkayacağım ki sabah abidik gübidik bir şekille karşıma çıkmasın, ya da akşam erken yıkamam ve kendileirni kurutup yatmadan önce 3-4 saat durmam lazım, dert işte.
peki ben ne yapıyorum, baktım ki sabah yıkayamıyorum, geliyorum işe, giriyorum burdaki kuaföre, hem yıkatıp hem fön çektiriyorum.
e fön çektirdikçe iyice yağlanmaya başladı, artık akşama iyice iğrenç oluyor :(
bu sorunla mücadele etmeye karar verdim en sonunda.
işte araştırmalarım sonucu bulduğum 3 şampuan :
- Pantene Ağırlaştırmayan Bakım (Şeffaf şişede, eskiden kullanmıştım, pek işe yaramadı, ama yine de aldım bir tane şimdi)
- Sebamed Kepeğe Karşı Etkili Yağlı Saçlar için (şu an bunu kullanıyorum)
- Avon Yağlı Saçlar için Hacim Verici Şampuan (bundan da aldım, depoladım)
- Otacı Isırgan Otlu Şampuan Yağlı Saçlar
Bunların dışında bir de Ketoral var, ama o bir beşeri ilaç, SGK bile geri ödüyor :) kepeklenme ve dermatitlerde kullanılıyor, balayında başıma gelen alerji durumunda doktorum vermişti. her gün yüzümü, vücudumu ve saçımı (saç diplerimde de alerji vardı da) yıkıyordum,. hakkaten yağlandırmıyor, şimdi ayda birkaç kez kullanıyorum ama sağlıklı bir uygulama değil elbette, sonuçta içerisinde etken madde var.
Bu ürünleri önümüzdeki aylarda sırası ile birer ay deneyeceğim ve sonuçlarına göre bir tercihte bulunacağım.
not : Şu an kullandığım Sebamed ile ikinci günün akşamını zorluyorum, sanki çok kötü değil durum :)
bu arada, acil durumlar için yağlı saçlarda kullanılan şöyle bir öneri de var. akşamdan (ertesi günü yağlanacağından emin olduğunuz ) saçınıza talk pudrasını serpiştiriyorsunuz, sabah kalktığınızda pudranın beyalzığı gitmiş oluyor, saçınız yağlansa bile dışarı yağlı görüntüsü vermiyor, ama sizin ağır ve yapış yupuş hissetmenizi engellemiyor bu durum.
diğer bir öneri ise bildiğiniz kozmetik pudra. bunu da eğer saçlarınızın rengi kumral filansa yapabilirsiniz, çıkmadan önce kötü göründüğünü düşündüğünüz saçınıza sürüyorsunuz ve yine yağlı görünümden kurtuluyorsunuz.
her iki yöntemi de denemedim, benim derdim zaten yağlı hissetmemek, hacimli saçlara sahip olmak :(
başka önerileri olanlara açığım bu konuda elbette...
18 Ocak 2012 Çarşamba
evlenirken saçıma ne taksam?
gelin olanlar / olacaklar bilirler, insan evlenirken, herbir ayrıntı ama herbir ayrıntı nasıl önemli hale geliyor.
normalde, aman duvak var tepede der insan belki ama tören tarihi yaklaştıkça "acaba bir aksesuar hoş durur muydu?", "ay ne hoş tüylü tokalar var", "ama gelin dediğin de taçlı olmalı ya" şeklinde beyin kemiren düşünceler gelivermişti bana.
yola ilk önce nikahta uzun saç, düğünde küt saç sloganı ile çıktığımdan, uzun süre kısa saçla kullanılabilecek şöyle güzel ama sade bir taç aradım, küt saçla takılacağı için, topuz için yapılanlar dar geliyor, takınca taşların arası açılıyordu. Hayalimdeki şu aşağıdaki gibi bir şeydi :
Dağınık topuzumla ise, aşağıdaki gibi bir bant bulmaya çalıştım önce :
pronovias, beyaz butik, ya da herhangi bir gelinlik mağazasındaki aksesuarlar çok pahalı geldi bana.
soluğu eminönü'nde aldım. iki tane taç aldım, bir tanesi direk defolu çıktı (denemeye izin vermiyorlardı), diğeri de topuz içindi sanki, içime sinmedi sonradan.
sonra yine Eminönü'nde Selinconla gezerken, bir mağazada çok kaliteli şeylere rastladık, çalışan kız da tanıdık çıktı. Diğer Eminönü mallarına göre oldukça kaliteli, taraklı tokalar vardı burda. Hemen iki tane aldım, bir tanesi çiçek şeklinde, topuz için; diğeri ise yandan takılacak bir toka havasındaydı.
bu işi halletmenin rahatlığı ile başka konulara daldım tabii.
nikahım geldi geçti, düğün için yola çıkacağım gün izinliyim. Balayı için birkaç parça alayım demiştim. sonra kestirmekten vazgeçtiğim saçlarıma lastik toka alayım diye bir aksesuarcıya girdim. girer girmez gözüme, üzeri tüylerle kaplı bir taç çarptı, benim için fazla frapandı, ama böyle bir aksesuarcıda bu tarz şeyler olması da şaşırttı beni.
kıza sordum ve üst katta gelin aksesuarları var dedi, çok şaşırdım, merakla yukarı çıktım ve beyaz şapkalı, tüllü, tüylü aksesuarlara bayıldım resmen. kız bana genelde düğünlerde duvak tercih etmeyen, ya da duvağını çıkarınca kafası boş kalsın istemeyen gelinler alıyor bizden bunları dedi, evet ya işte bu bendim aslında :)
fiyatlara gelince, normalde bir butikten bu tarz aksesuarları almanın en az 150 TL olduğunu düşününce, buna 42 TL bana çok gelmedi, bayılarak aldım en beğendiğimi ve düğünden önceki son vaktimde böyle bir şey bulmak beni çook mutlu etti.
fiyattan bahsedince, Eminönü'nde bahsettiğim taçları 10 TL, yine anlattığım daha kaliteli tokaları ise 25 TL gibi bir fiyata bulabiliyorsunuz.
normalde, aman duvak var tepede der insan belki ama tören tarihi yaklaştıkça "acaba bir aksesuar hoş durur muydu?", "ay ne hoş tüylü tokalar var", "ama gelin dediğin de taçlı olmalı ya" şeklinde beyin kemiren düşünceler gelivermişti bana.
yola ilk önce nikahta uzun saç, düğünde küt saç sloganı ile çıktığımdan, uzun süre kısa saçla kullanılabilecek şöyle güzel ama sade bir taç aradım, küt saçla takılacağı için, topuz için yapılanlar dar geliyor, takınca taşların arası açılıyordu. Hayalimdeki şu aşağıdaki gibi bir şeydi :
pronovias, beyaz butik, ya da herhangi bir gelinlik mağazasındaki aksesuarlar çok pahalı geldi bana.
soluğu eminönü'nde aldım. iki tane taç aldım, bir tanesi direk defolu çıktı (denemeye izin vermiyorlardı), diğeri de topuz içindi sanki, içime sinmedi sonradan.
sonra yine Eminönü'nde Selinconla gezerken, bir mağazada çok kaliteli şeylere rastladık, çalışan kız da tanıdık çıktı. Diğer Eminönü mallarına göre oldukça kaliteli, taraklı tokalar vardı burda. Hemen iki tane aldım, bir tanesi çiçek şeklinde, topuz için; diğeri ise yandan takılacak bir toka havasındaydı.
bu işi halletmenin rahatlığı ile başka konulara daldım tabii.
nikahım geldi geçti, düğün için yola çıkacağım gün izinliyim. Balayı için birkaç parça alayım demiştim. sonra kestirmekten vazgeçtiğim saçlarıma lastik toka alayım diye bir aksesuarcıya girdim. girer girmez gözüme, üzeri tüylerle kaplı bir taç çarptı, benim için fazla frapandı, ama böyle bir aksesuarcıda bu tarz şeyler olması da şaşırttı beni.
kıza sordum ve üst katta gelin aksesuarları var dedi, çok şaşırdım, merakla yukarı çıktım ve beyaz şapkalı, tüllü, tüylü aksesuarlara bayıldım resmen. kız bana genelde düğünlerde duvak tercih etmeyen, ya da duvağını çıkarınca kafası boş kalsın istemeyen gelinler alıyor bizden bunları dedi, evet ya işte bu bendim aslında :)
fiyatlara gelince, normalde bir butikten bu tarz aksesuarları almanın en az 150 TL olduğunu düşününce, buna 42 TL bana çok gelmedi, bayılarak aldım en beğendiğimi ve düğünden önceki son vaktimde böyle bir şey bulmak beni çook mutlu etti.
fiyattan bahsedince, Eminönü'nde bahsettiğim taçları 10 TL, yine anlattığım daha kaliteli tokaları ise 25 TL gibi bir fiyata bulabiliyorsunuz.
ilk aldığım tacı da değerlendirdim ben, işte kına gecemde :)
Nikahımda tokaya yakın pozu atlamışız, sanki bir yerlerde görmüştüm ama bulamadım şimdi :) topuzun arasında kaybolan taraklı bir çiçekti kendisi.
Düğünümdeki aksesuarlarımı ise Ayçi'nin modelliğinde ve de çekiminde paylaşmak isterim :)
Düğünde kafamda yakın poz bir fotoğraf bulamadım, çok sevdiğim bu fotoğrafta kafamda tüylü tacım var ama :)
Taşlı yan toka : Eminönü
(Mağaza ismini bulabilirsem paylaşacağım, ama Eminönü'nde Kurukahveci Mehmet Efendi'yi sağda bırakıp yukarı çıkan sokakta, Esmer Bujiterinin karşı sırasında idi)
Tüylü taç : Coquet, İstiklal caddesi
İnce taşlı taç : Eminönü (mağaza ismini bulmam imkansız )
Etiketler:
aksesuar,
gelin,
gelin başı,
gelin saçı,
gelin tacı,
saç
15 Ekim 2011 Cumartesi
Saçlar gittiii :)
ben her kuaförün istediği türden bir müşteri olurum kuaförde.
kuaför "kısaltabilir miyim? " dediğinde, karşı koyamam.
1 senedir uzattığım saçlarımı bugün yine küt yaptım, arkadan ensemde, önden kulak bitimi :) aslında düğünümde yapacaktım ama o riski alamadım, sonradan pişman olmamak adına.
aslında uzun saçlarımla da aram iyiydi, kırık fönler, maşalar yaptırıyordum, dümdüz yapıyordum filan. kınada ve nikahta topuzlar, düğünde yarı toplu eğlenceli bir saç olmuştu:)
ne yalan söyleyeyim kuaföre, "bari hafiften kat attırıyım da, azcık daha uzun kullanayım" diye gittim, içten içe kısa kestireceğimi bile bile.
düğünüm geçtikten sonra kesim için gittiğim bir kuaförden küt saçla çıkacağımı biliyordum.
velhasıl, daha bir ben oldum sanki... sıhhatler olsun bana ;)
kuaför "kısaltabilir miyim? " dediğinde, karşı koyamam.
1 senedir uzattığım saçlarımı bugün yine küt yaptım, arkadan ensemde, önden kulak bitimi :) aslında düğünümde yapacaktım ama o riski alamadım, sonradan pişman olmamak adına.
aslında uzun saçlarımla da aram iyiydi, kırık fönler, maşalar yaptırıyordum, dümdüz yapıyordum filan. kınada ve nikahta topuzlar, düğünde yarı toplu eğlenceli bir saç olmuştu:)
ne yalan söyleyeyim kuaföre, "bari hafiften kat attırıyım da, azcık daha uzun kullanayım" diye gittim, içten içe kısa kestireceğimi bile bile.
düğünüm geçtikten sonra kesim için gittiğim bir kuaförden küt saçla çıkacağımı biliyordum.
velhasıl, daha bir ben oldum sanki... sıhhatler olsun bana ;)
14 Eylül 2011 Çarşamba
yardıııım!!
resmen evli bir bayanım evet, ama biliyorsunuz hala düğünüm olmadı.
profesyonel fotoğraf çekimlerim de yapılmadı.
aylardır, düğünde saçlarımı küt kestireceğim diyip duruyorum, etrafımda annem, kayınvalidem, arkadaşlarım ne derse desin kulak tıkadım, üstelik içten içe küt saçın bende yapışacağını bilmeme rağmen, kabullenmedim. ne zamanki az zaman kaldı, gerçeklerle yüzleştim.
dün kuaföre gittim, yapışır dedi, diğerleri de öyle.
topuz pek sevmiyorum, nikahta yaptım ama yine dağınık bir şeylerdi. küt saçımı seviyorum ama eğer 1. saatte yapışırsa çok üzülürüm :(
aşağıdaki modelleri hep düşündüm durdum. ince telli ve az saçlı birisi için yorumlarınıza açığım.
yoksa hiç risk almayıp, kestirmeyip dağınık topuza veya yarım topluya mı dönmeliyim???
profesyonel fotoğraf çekimlerim de yapılmadı.
aylardır, düğünde saçlarımı küt kestireceğim diyip duruyorum, etrafımda annem, kayınvalidem, arkadaşlarım ne derse desin kulak tıkadım, üstelik içten içe küt saçın bende yapışacağını bilmeme rağmen, kabullenmedim. ne zamanki az zaman kaldı, gerçeklerle yüzleştim.
dün kuaföre gittim, yapışır dedi, diğerleri de öyle.
topuz pek sevmiyorum, nikahta yaptım ama yine dağınık bir şeylerdi. küt saçımı seviyorum ama eğer 1. saatte yapışırsa çok üzülürüm :(
aşağıdaki modelleri hep düşündüm durdum. ince telli ve az saçlı birisi için yorumlarınıza açığım.
yoksa hiç risk almayıp, kestirmeyip dağınık topuza veya yarım topluya mı dönmeliyim???
7 Eylül 2011 Çarşamba
kınaya 1, nikaha 3 kala :)
heyecanlıyım, hem de feci halde.
hep İstanbul'daki nikahta heyecanlanmam herhalde pek, asıl İzmir kısmı derdim ama öyle olmucak sanırım. çünkü gelinliğimi giyeceğim, çünkü "evet" diyeceğim.
dün saç provam vardı. kuaför, ne istediğimi bildiğimi söyledi, çok sevindim valla, zira bu kadar karışıklıkta bir de saçım için karışmak istemezdim.
yandan toplu, dağınık bir topuz yaptıracağım ensemden, aksesuarı da uydurduk, güzel oldu :) duvağım alttan takılacak, topuzum görülsün istedim çünkü. nasıl olsa düğünümde, o çok istediğim uzun ve kabarık duvağı takabileceğim.
kuaför çıkışı tesadüfen karşılaştığım arkadaşlarımla oturdum. benimle aynı gün düğün yapacak bir arkadaş da vardı, iki gelin bir araya gelip, diğer iki arkadaşı strese soktuk vallahi :) kızcağıza üzüldüm yahu, haftaya cumartesi düğünü var ve hala mobilyaları tamamlanmamış :( ah ne zordur bilirim...
yarın kına gecem var. elbisem, ayakkabılarım hazır. nikahta kullanacağım topuzun bir değişiğini uygulayacağım yarın, hem kuaförü de tam olarak test etmiş olurum, hem makyajı hem de saçı ;)
gece 2'ye kadar müziklerle uğraştım. çoğunu bulup indirdim, geriye playlistleri hazırlamak kaldı kına için. annemin sonsuz ısrarları var, tef de çalacakmışız, peki dedim, yorgunum çünkü:)
düğünde kullanacağım taca hala karar verebilmiş değilim. istediğim gibi bir taç bulamadım kır düğününe uygun. çok yakın bir arkadaşımın annesi, oldukça iyi görüntü veren kumaş papatyalardan bir taç hazırlamıştı, acaba uygun olur mu gelinlikle kullanmaya emin olamıyorum??? bir tane saç aksesuarı aldım ama burdaki kuaförüm açık ve küt saçta bunu kullanamayacağımı söyledi. moralim bozuldu, küt saça nasıl bir aksesuar kullanılabilir ki? duvağı çıkaracağım için, saçım boş kalsın istemiyorum düğünde.
benden son haberler işte böyle...
hep İstanbul'daki nikahta heyecanlanmam herhalde pek, asıl İzmir kısmı derdim ama öyle olmucak sanırım. çünkü gelinliğimi giyeceğim, çünkü "evet" diyeceğim.
dün saç provam vardı. kuaför, ne istediğimi bildiğimi söyledi, çok sevindim valla, zira bu kadar karışıklıkta bir de saçım için karışmak istemezdim.
yandan toplu, dağınık bir topuz yaptıracağım ensemden, aksesuarı da uydurduk, güzel oldu :) duvağım alttan takılacak, topuzum görülsün istedim çünkü. nasıl olsa düğünümde, o çok istediğim uzun ve kabarık duvağı takabileceğim.
kuaför çıkışı tesadüfen karşılaştığım arkadaşlarımla oturdum. benimle aynı gün düğün yapacak bir arkadaş da vardı, iki gelin bir araya gelip, diğer iki arkadaşı strese soktuk vallahi :) kızcağıza üzüldüm yahu, haftaya cumartesi düğünü var ve hala mobilyaları tamamlanmamış :( ah ne zordur bilirim...
yarın kına gecem var. elbisem, ayakkabılarım hazır. nikahta kullanacağım topuzun bir değişiğini uygulayacağım yarın, hem kuaförü de tam olarak test etmiş olurum, hem makyajı hem de saçı ;)
gece 2'ye kadar müziklerle uğraştım. çoğunu bulup indirdim, geriye playlistleri hazırlamak kaldı kına için. annemin sonsuz ısrarları var, tef de çalacakmışız, peki dedim, yorgunum çünkü:)
düğünde kullanacağım taca hala karar verebilmiş değilim. istediğim gibi bir taç bulamadım kır düğününe uygun. çok yakın bir arkadaşımın annesi, oldukça iyi görüntü veren kumaş papatyalardan bir taç hazırlamıştı, acaba uygun olur mu gelinlikle kullanmaya emin olamıyorum??? bir tane saç aksesuarı aldım ama burdaki kuaförüm açık ve küt saçta bunu kullanamayacağımı söyledi. moralim bozuldu, küt saça nasıl bir aksesuar kullanılabilir ki? duvağı çıkaracağım için, saçım boş kalsın istemiyorum düğünde.
benden son haberler işte böyle...
Etiketler:
geri sayım,
kına,
kuaför,
müzik,
nikah şekeri,
saç
28 Temmuz 2011 Perşembe
kuaför sorunsalı
şimdiye kadar üzerinde pek de durmadığım saç olayında an itibari ile karışmış ve yumak olmuş durumdayım. derdim çok :)
düşünmemem gereken iki saç var, İstanbul'daki nikah ve İzmir'deki düğün için.
aslında kafamda bir şeyler var, nikahta dağınık bir şekilde toplatacağım, düğünde küt kesimime geri dönüp sadece fön çektireceğim sanırım.
amaaaaaa...
hangi kuaföre gideceğim? işte bunu bilmiyorum, dün gece rüyamda beni ikna edip saçımı civciv sarısına boyadıklarını gördüm. halbuki ben doğal kumral saçlarımla evlenmek istiyordum, hüngür hüngür ağladım rüyamda :(
istanbul'u geçtim de, İzmir'de hiç bilmediğin bir şehirde kuaför aramak bir dertmiş. birkaç yer aradım netten bulup ama çok uçuk fiyatlar verdiler, hani bir fön için abartı geldi.
sonra makyaj?? oldum olası makyajı sevmem, günlük hayatta çok nadir yaparım, düğünde de abartılı istemem hiçbir zaman. ama bunun porseleni varmış, normali varmış, varmış da varmış.
açık tenli, renkli gözlü birisi olarak nasıl makyajın bana gideceği konusunda da fikrim yok pek, konu hakkında cahilim.
bu kuaför, saç ve makyaj konusu boğazımda bir yumru oluşturdu, nedense mutsuzluk bastı üzerime dünden beri :(
işte bunlar da nikah ve düğün için (uzun/kısa) fikirlerim, ama gerisi yok, kim yapacak bunları bilmiyorum :(
düşünmemem gereken iki saç var, İstanbul'daki nikah ve İzmir'deki düğün için.
aslında kafamda bir şeyler var, nikahta dağınık bir şekilde toplatacağım, düğünde küt kesimime geri dönüp sadece fön çektireceğim sanırım.
amaaaaaa...
hangi kuaföre gideceğim? işte bunu bilmiyorum, dün gece rüyamda beni ikna edip saçımı civciv sarısına boyadıklarını gördüm. halbuki ben doğal kumral saçlarımla evlenmek istiyordum, hüngür hüngür ağladım rüyamda :(
istanbul'u geçtim de, İzmir'de hiç bilmediğin bir şehirde kuaför aramak bir dertmiş. birkaç yer aradım netten bulup ama çok uçuk fiyatlar verdiler, hani bir fön için abartı geldi.
sonra makyaj?? oldum olası makyajı sevmem, günlük hayatta çok nadir yaparım, düğünde de abartılı istemem hiçbir zaman. ama bunun porseleni varmış, normali varmış, varmış da varmış.
açık tenli, renkli gözlü birisi olarak nasıl makyajın bana gideceği konusunda da fikrim yok pek, konu hakkında cahilim.
bu kuaför, saç ve makyaj konusu boğazımda bir yumru oluşturdu, nedense mutsuzluk bastı üzerime dünden beri :(
işte bunlar da nikah ve düğün için (uzun/kısa) fikirlerim, ama gerisi yok, kim yapacak bunları bilmiyorum :(
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)























