10 Kasım 2011 Perşembe

tatil sonrası sendromuna tuz biber eken zihniyet...

sabah zor kalktım, ama son aylarda aldığım kararla çok söylenmeyip şükretmeye çalıştım hazırlanırken...

işime geldim, maillerimi açtım. laptop zaten tatilde sapıtmıştı, işyerinde hiç açılmadı.

mantığını hiç anlamadığım ama mecbur olduğum help desk i aradım, kendileri yurtdışında, bizden iki saat gerideler, içimden "umarım birileri nöbetçidir" diyordum. neyse ki birisi açtı telefonu, derdimi anlattım, recovery key'i aldım filan, çook büyük emeklerden sonra bilgisayarım açıldı.

açar açmaz, sevgili hükümetimizin bize bayram hediyesi olarak "Cumartesi" yayınladığı ilaç indirimleri ile ilgili tebliği açtım, hafta sonu birkaç mail dönmüştü bile, ben de katılmıştım.

sonra çalışma arkadaşımdan aldığım hakikaten gereksiz bir maille gözlerim faltaşı gibi açıldı, kan beynime sıçradı resmen, ccde ise yöneticimiz vardı. cümlelerimi özenle seçip, cevap verdim, aldığım cevap daha da kabaydı. ben de artık kayışlar kopmuştu, ben zaten artık sırf 15 senedir çalıştığı için "önemli ve saygıdeğer" olduklarını düşünen insanlardan bunalmıştım.

üstelik ben yeni mezun bile değildim, 6 yılım geçmişti bu sektörde. ama karşımdaki bunu ısrarla görmüyor, ya da hiç anlamadığım bir şekilde beni bir tehlike olarak görüyor, anlamadım gitti.

elbette iki kadın kavgasına dönüşüveren atışmamız için iyi bir azar işittik, cc'deki yöneticimizden.

ben ve tehdit? en başından beri planlarımı biliyormuş, farkındaymış.

allam ya, ben burda işe başladığımda taze evlilik teklifi almış, nişan hazırlığındaydım. sonra da iş işte kalmak zorundaydı benim için, evleniyorudm zira, öyle plan yapacak karakterim olsa vaktim yoktu.

şimdi ise halim yok. tek amacım paramı kazanıp, taksitlerimi ödemek, hepsi bu.

sanırım bu iş hayatı bana göre değil, ben gerçekten beceremiyorum bu işi, yani iş derken, insanlarla başedebilme kısmını.

ve sanırım istemiyorum da. ne oyunlar öğrenmek, ne hırslı yarışlara girmek istiyorum ben. işimi yapıp, paramı alıp, kredi kartımı, kiramı ödemek istiyorum yalnızca.

bunu yapabileceğim bir ortam olsaydı keşke.

ne kadar sevdiğim bir yeri, tek kişinin bile ceheneme çevirebileceğini burda gördüm ben.

ne kalıp savaşmaya, ne de gidip baştan başlamaya halim var.

of be hayat ne zorsun sen :(

8 yorum:

pembe mor alg dedi ki...

öle canım bende iğrenç çıkarcı insanlarla çalışıyorum herkese izin verildi bana verilmedi taa zong.tan kalktım geldim sebepse yağcı olmamam tek derdim para kazanıp evimi düzmek

gülümse dedi ki...

tatlım takılma böyle şeylere.emin ol her işyerinde böyleleri var.bunlardan kurtuluş yok.takmayacaksın.takarsan kendilerini bişey sanıyorlar.bak karşında 4. işinde çalışan biri var:)))tecrübeyle sabit yani:))

Yasmin dedi ki...

Offf offf...
Hayat bizi neden yoruyorsun diyorum ben sadece....
İşi sevmek demek sadece yaptığın işi sevmek demek değil birlikte çalıştığın insanları da sevebilmek daha doğrusu uyuşabilmek demek. Çok iyi biliyorum sevmediği insanlarla çalışanların işe ayaklarının geri geri gittiğini... Herkes ekmeğinin derdinde ama onun derdi ne acaba????

Hamide... dedi ki...

yaaa var ya allahım dünyayı bırak istanbulun bir köşesinde benim gibi hisseden biri var sonunda yaaa... var ya hergün ama hergün bunu söylüyorum işte sadece 8 saat çalışıp maaşımı alıp gitmek istiyorum tek isteğim bu... keşke serci ikimizin toplamı kadar kazanıyo olsa, o zaman vallaha da çalışmazdım...

tubitos dedi ki...

canım benim malesef bir kişi bile insanı çok sevdiği işinden soğutabiliyor. sana tavsiyem hiç muhattap olma tartışma bile.. bende bir değil bin kişiler hepsiyle başetmem imkansız ben de boşveriyorum artık çünkü insanın sinirleri kaldırmıyor sürekli kafaya taktıkça.. bırak o acizler kendi çöplüklerinde boğulsun.. kimse için işinden vazgeçme, kolay iş yok ordan çıkarsın başka yerde başka bir isimli uyuz çıkar karşına.. sadece adı değişir..

gelinyolu dedi ki...

ayy bu aralar bana iş deme ya, feci durumdayım... para, kariyer hırsı uğruna insanların kişiliklerini bu kadar hiçe saymaları akıl alacak gibi değil !

lamore del calcio dedi ki...

çok saolun arkadaşlar. ama feci dolmuş vaziyetteyim, nerdeyse 30 yaşıma gelmişim ama saçma sapan azar yiyorum, hem de üstüm olmayan birinden!!!! ama haklısınız, her yerde aynı şey, sadece isimler değişir :(

fuly dedi ki...

canım herkes söylemiş ama bizdede durum çok farklı değil :)) yani burada da var o ikişilerden dengin olmadığı halde seni rakip görenler; acaip planlar yapıpı kafalarında kurup sana rol biçenler... benimse senin dediğin gibi tek derdim "paramı akzanayım hayatımı yaşayayım" oyunlar stratejiler, planlar değil...