24 Ekim 2011 Pazartesi

:( yardımlar için...

Ülkemizin üzerinde bir uğursuzluktur, bir beladır, bırakmıyor peşimizi.

Haberleri izlemeye bile cesaretim yok, sinirlerim bozuluyor, tutamıyorum gözyaşlarımı.

"elden bir şey gelse" diyor insan, oturduğu yerden.

işim, eşim, annem izin verse belki atlar giderdim da ama bu üçlemeden çıkmam zor, hoş gitsem de profesyoneller varken ben ayak bağı olurdum herhalde :(

çevremden tek ricam, para yardımları için Kızılay ve AKUT dışına pek çıkmamaları, bir de yine resmi ellerden kurulan afet masaları vs tabii.

kargo firmaları gönderileri ücretsiz bir şekilde ileteceğini duyurdu dün, bugün yurtiçi kargonun sitesinde de gördüm.

bugün bizzat gidip bebek bezi, maması, kışlık giysi alıp bırakacağım ben, arka sokağımızda yurtiçi kargo şubesi var.

aynı uygulamayı MNG kargo da yapıyormuş.

benim içimi acıtan bir nokta ise, daha geçen hafta anneme "anne ya Van'a götürelim seni, kahvaltı yaparız" demiştim, hatta bu hafta sonu planlı bir Ankara seyahati (o da iptal oldu ama) olduğu için azcık ileri tarihe atmıştım. Pazar günü Emre ile kahvaltıyı Vatan Caddesi'ndeki "Van Kahvaltı Sofrası"nda yapmıştık.

Çünkü benim için Van kahvaltı demekti, göl demekti. ne yazık ki artık deprem de demek :(

tıpkı bir zamanlar İzmit'in benim için "körfez"ken, sonra deprem olması gibi.

depremi sevmiyorum... belki isyan gibi olacak ama  insanın acizliğini yüzüne yüzüne vuran hiçbir afete dayanamıyorum :(

1 yorum:

Hamide... dedi ki...

canım benim ne güzel anlatmışsın bir çırpıda her şeyi... deprem hemen unuttuğumuz ama birden ve derinden gelen felaket... Yine geldi bizi bizden alıp götürdü... ama yardımlarımızla herşey daha iyi olacak inşallah...